2 Ağustos 2013 Cuma

Kadir Gecesi Tebriği ve Her Gününüzün Bayramlaşması Dileği...

***

         Kadir Gecesi ve Faziletini, HAYAT CEMRESİ ablamız çok güzel aktarmış ayrıyeten ben eklemek istemedim.  "KADİR GECESİ"  ile  "Kadir Gecesi ve Fazileti/Kadir Gecesi Neden Gizlidir?" başlıklı yazılarını okumanızı tavsiye ederim...


***

Bismillâh. Allah’a hamd, Rasûlüne salât, Allah ve Rasûlüne uyanlara da selâm olsun.


Kur’an’ın indirildiği gece bin aydan (otuz bin gündüz ve geceden) hayırlı olduğuna göre (97/Kadr, 3), Kur'an'ı okumaya, anlamaya ve yaşamaya ayrılan bir gün de, bin aydan, otuz bin günden daha hayırlı olacağı değerlendirilmelidir. Her gün ve gece Kur'an'a uygun olarak ihyâ edilmelidir. Kur’an’ı indiriliş gayesine uygun olarak okuyup hükümlerini ferdî olarak itikadî, ibâdî, ahlâkî ve ekonomik bütün yönleriyle yaşarsak, sosyal ve siyasal hayata hâkim kılıp tatbik ettirme çabasında bulunursak, yani vahyi gönlümüze ve yaşayışımıza indirirsek, o zaman biz de otuz bin insandan hayırlı oluruz, böyle yaşadığımız gün ve geceler de bin aydan üstün olur. Kur’an bizim de gönlümüze, hayatımıza inip hükmederse bizim de o zaman kadrimiz, şerefimiz artar.

Değeri Kur'an'dan kaynaklanan Ramazan ve Kadir Gecesi, Kur'an'dan daha çok önemsenirken, Kur'an ihmal edilmiştir. Rasûlullah’ın ümmetinden şikâyetçi olacağı tek husus vardır: “(O gün) Peygamber şöyle der: ‘Ey Rabbim! Doğrusu benim toplumum, bu Kur’an’ı terk etmişti (uzak durmuş, onunla amel etmemişti).” (25/Furkan, 30)


 Unutmayalım, Kur’an’ın indiriliş amacına uygun yaşadığımız gün ve gece bizim için Kadir gecesi, böyle yaşadığımız ay bizim için diğer aylardan çok üstün Ramazan’dır. Yoksa rahmet çeşmesinin büyüklüğü, ondan yararlanmasını bilmeyen, susuzluğunu gidermek için su kabını veya ağzını çeşmenin altına yerleştir(e)meyen kimseler için hiçbir şey ifade etmez. Çeşme, bin dört yüz yıldır akmaktadır. Bu güne kadar onun hayat veren lezzetli suyunu içenleri suladığı, nimetlendirip dirilttiği gibi, hâlâ canlandıran rahmet suyunu sunmaya devam etmektedir. Ama biz, kabımızı o çeşmenin altına tutmuyor, çeşmeden yararlanmayı bilmiyorsak suç elbette çeşmenin değil; bizimdir. Karanlıklarda yaşayan insan çeşmenin yolunu unutmuş olabilir, ama çeşmenin suyundan az da olsa tatmış olanların yapmaları gereken büyük görevleri olmalıdır. Hele o çeşmenin yanı başındaki yangınları fark eden itfaiyeci (dâvet ve tebliğci) görevini yapmıyorsa, karanlıktan yararlanarak yangını çıkaran ve değişik araçlarıyla yangını körükleyenler kadar, o da suçlu değil midir? Kendilerini ve toplumlarını değiştirmek isteyenlere Kur'an yardıma hazırdır; referansları, örnekleri ortadadır. Değişim ve dönüşüm projelerini, kendisine yöneleceklere sunmaya, yol göstermeye, yollarını aydınlatmaya hazır beklemektedir.

Ramazan ve Kadir Gecesi, Kur’an’ın kendisine indiğini bilen ve ona göre hayatını tanzim eden kimselerin Ramazan’ı ve Leyle-i Kadr’idir. Kur’an’ı ve hükümlerini önemsemeyen ya da başka şeyleri Kur’an’a tercih eden, Kur’an’a ters ilke ve yaşama biçimlerini reddetmeyen kimseler için, yani Kur’an’sız, Kitapsız yaşayanlar için Ramazan da yoktur, Kadir de, bayram da. Kur’an kendisine inmemiş gibi Kitapsız şekilde yaşayan insanlar, Kur’an’dan yararlanamadığı gibi, Kadir’den de, Ramazan’dan da nasip alamazlar. Ne mutlu canlı Kur’an olmaya çalışan, haliyle, yaşayışıyla Kur’an’ın tercümanı olanlara!
Bu düşüncelerle Kadir gecenizi tebrik ediyor,
Kur'an'la
Tekrar tanışmaya,
Sanki kendimize nâzil oluyormuş gibi,
İlk defa okuyormuş gibi,
Önyargılardan arınmış olarak;
Tepeden tırnağa inşâ ve ihyâ olmak ameliyesi ile,
Hayat rehberi edinmek,
O'na tutunmak,
O'nunla aydınlanmak,
Arınmak, dirilmek, yoğrulmak, doğrulmak için;
Tertîlen, tenzîlen, huşû ile
Okuyup gereğince amel edip istikamet üzere olmak, öyle kalmak, müslümanca ölmek duasıyla…
Kur'an'ın doğum günü olan Kadir Gecesi, bizim de yeniden doğmamıza vesile olsun!


Tüm Günlerimizi Bayramlaştırma Gayretine Davet
Bayramınız mübarek olsun! Her gününüz Allah’a yakınlaşma bilincinde ve bayramı hak eden güzellikte olsun! Bayram coşkusunu belirli günlerin dar kalıplarına sıkıştırmamak, tüm günlere taşımak istiyoruz. Allah’la beraber, O’nun rızasına uygun yaşanan tüm zamanların bayrama dönüşeceğini haykırıyoruz. “Deliye her gün bayram” diye atasözü haline gelmiş bir deyim var. Bu söz, “bayram”dan ne anladığımıza göre doğruluğu değişecek bir ifade. Bayram, “vur patlasın, çal oynasın!” cinsinden sorumsuzca eğlenmek, hayatı oyun ve eğlenceden ibaret saymak kabul edilirse ve insan, günlerini böyle geçirmeye kalkarsa, elbette “deliye her gün bayram” olur. Yok, günleri ibadet bilinciyle geçiriyorsa insan, ibadetin neticesi bayram olacağından, o zaman “akıllıya her gün bayram” olacaktır. Her günü Ramazan olanın ertesi günü bayramdır. Dünyası Ramazan olanın, günlerini Ramazandaki gibi ibadetle dolduranın âhireti bayramdır. Gününü Allah’la değerlendiren kimsenin yarını bayramdır elbet. Akıllı kimse, iman edip ibadetlerle inancını ispatlayan ve yarınlarda sürekli bayram yapmaya hak kazanan insandır.

Delilerin bayram anlayışı ile akıllıların bayrama yaklaşımı ve bayram değerlendirmesi cennetle cehennem kadar birbirinden farklıdır. Deliler, bayram yapmayı hak etmedikleri, bayram ortamı olmadığı halde, hatta Allah’a isyan edilen zaman dilimlerini bayram kabul edebilir, gününü sorumsuzca eğlence içinde geçirebilir. Onlar bayram olarak değerlendirdikleri günlerin kutlanmasını da akıllıca yapmazlar. Onlar için böyle günler faşingdir, karnavaldır, festivaldir. Yani bizi sayısız nimetlerle sevindiren Zât’a isyandır, Allah’tan uzaklaştıracak bayağılıklardır.

Bilirsiniz “Her gününü Kadir bil” diye de bir atasözümüz var. Her gününü Kadir bilenin, bayramı yakındır ve süreklidir. Akıllılar Allah’a kulluğun sonucunun bayram olduğunu bilir. İslâm’ı her şeyden önce kendi hayatına ve çevresine hâkim kılmanın, bayramı hak etme anlamına geldiğini unutmaz. Her gün bu coşkuyu yaşamak için Allah’la, O’nun kitabıyla, rızâsıyla, yardımıyla beraber olmaya çalışır. Böylece her gününü bayram yapmaya ve güzelleştirdiği günlerini de Allah’a daha yakın olunacak günler olarak geçirmeye çalışır. Akıllılar her gününü bayramlaştırmaya çalışır.

Var mısınız, atasözünü “akıllılara her gün bayram” diye değiştirecek gayretlere, tüm günlerini bayramları hak edecek şekilde yaşamaya… Her gününü bu bilinçle geçiren kardeşlerimizin bitmeyen bayramlarını kutluyoruz. Bayramsa bayramınızı kutluyoruz, bayrama liyakat gösterenlerin bayramını. Akıllıca değerlendirilen her gününüzün bayram güzelliğinde geçmesi duasıyla…


Ahmed Kalkan       

RAMAZAN KATLİAMI !.. (Nureddin Yıldız)