11 Ocak 2013 Cuma

Siyer-i Nebi Ders Notları - 8 (Musâ ve Hârun A.s'ın Fravuna Gidişleri)



«İkiniz Firavun'a gidin, çünkü o, azmış bulunmaktadır.» (20 / TÂHÂ - 43)

«Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki o öğüt alıp düşünür ya da içi titrer, korkar.»(20 / TÂHÂ - 44)

          Davette uslup, yumuşak söz söylemek. Bunun iki sebebi olabilir:
          Birincisi; Ne kadar da Fravun olsa, olur ki yumuşak söz yılanı deliğinden çıkarır misali, kalbi yumuşayıp iman eder.
          İkincisi; Allah'ın kazası gerekli olan olaylar ortaya çıkmadıkça gerçekleşmez. Yani Allah azze ve celle, peygamber gönderiyor hidayete ermesi için bütün kapıları ardına kadar açıyor kendisi inkarda ısrarı sonucu helak oluyor. Hz. Musa ile Harun'un kendisine gitmesinden helâkına kadar da yaklaşık 20 yıl kadar da uzun bir süre geçmekte.

Dediler ki: «Rabbimiz, biz gerçekten, onun bize karşı 'taşkın bir tutum takınmasından' ya da 'azgın davranmasından' korkmaktayız.» (20 / TÂHÂ - 45)

Dedi ki: «Korkmayın, çünkü ben sizinle birlikteyim; işitmekteyim ve görmekteyim.» (20 / TÂHÂ - 46)

«Haydi ona gidin de deyin ki: -Biz senin Rabbinin elçileriyiz, İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder ve onlara (artık) azab verme. Sana Rabbinden bir ayetle geldik. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun.» (20 / TÂHÂ - 47)

          Musa a.s, Fravuna ilk olarak Tevhid'i tebliğ için gitti. İkinci olarakta İsrailoğullarını selbest bırakmasını onları alıp Mısır'dan çıkmak istediğini belirtmek için gitti.

«Gerçekten bize vahyolundu ki: Doğrusu azab, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir.» (20 / TÂHÂ - 48)

(Ona gidip aynı şeyleri tekrarladıklarında, Firavun onlara) Dedi ki: «Sizin Rabbiniz kim ey Musa?» (20 / TÂHÂ - 49)

Dedi ki: «Bizim Rabbimiz, her şeye yaratılışını veren, sonra doğru yolunu gösterendir» (20 / TÂHÂ - 50)

(Firavun) Dedi ki: «İlk çağlardaki kuşakların durumu nedir öyleyse?» (20 / TÂHÂ - 51)

Dedi ki: «Bunun bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Benim Rabbim şaşırmaz ve unutmaz.» (20 / TÂHÂ - 52)

«Ki (Rabbim), yeryüzünü sizin için bir beşik kıldı, onda sizin için yollar döşendi ve gökten su indirdi; böylelikle bununla her tür bitkiden çiftler çıkardık.» (20 / TÂHÂ - 53)

«Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın. Şüphe yok, bunda sağduyu sahipleri için elbette ayetler vardır. (20 / TÂHÂ - 54)
Sizi ondan yarattık, sizi ona geri vereceğiz ve sizi bir kere daha ondan çıkaracağız. (20 / TÂHÂ - 55)
Andolsun, biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, yalanladı ve ayak diretti. (20 / TÂHÂ - 56)
Musa dedi ki: «Ey Firavun, gerçekten, ben alemlerin Rabbinden (gönderilme) bir peygamberim.» (7 / A'RÂF - 104)
«Benim üzerimdeki yükümlülük, Allah'a karşı ancak gerçeği söylemektir. Rabbinizden size apaçık bir belge ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.» (7 / A'RÂF - 105)

(Firavun) Dedi ki: «Eğer gerçekten bir ayet getirmişsen ve doğru sözlülerden isen, bu durumda onu getir (bakalım) .» (7 / A'RÂF - 106)

Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi. (7 / A'RÂF - 107)

(Bir de) Elini sıyırdı, o da anında bakanlara bembeyaz (görünüverdi). (7 / A'RÂF - 108)

Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: «Bu gerçekten bilgin bir büyücüdür»;  (7 / A'RÂF - 109) 

«Sizi topraklarınızdan sürüp çıkarmak istiyor. Bu durumda ne buyuruyorsunuz?» (7 / A'RÂF - 110)

Dediler ki: «Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla»; (7 / A'RÂF - 111)

«Bütün bilgin büyücüleri sana getiriversinler.» (7 / A'RÂF - 112)

          Fravun Musa a.s'a iman edilmeden kendisinin bi sihirbaz olduğunu ispatlamak için sihirbazlarla düello yapmasını istiyor. İbn-i cüreyc; El- Ariş, İskenderiye Şehirlerinden toplatılan sihirbazlar 900 bin kişi idiler. İbn-i İshak ise; 15 bin kişi idiler. diye rivayet etmekteler.

Sihirbazlar Firavun'a gelip dediler ki: «Eğer biz galip olursak, her halde bize bir karşılık (armağan) var, değil mi?» (7 / A'RÂF - 113)

«Evet» dedi. «(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan da olacaksınız.»(7 / A'RÂF - 114)

Dediler ki: «Ey Musa, (ilkin) sen mi atmak istersin, yoksa atanlar biz mi olalım?» (7 / A'RÂF - 115)

(Musa:) «Siz atın» dedi. Atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.(7 / A'RÂF - 116)

          Onlar hayvan derilerinden ipler yapıp, içlerine civa koyarak ipler hareket ediyor. Onlar çeşitli çeşitli sihirlerini yaptıktan sonra sıra Musa as'a geliyor.

Biz de Musa'ya: «Asanı fırlatıver» diye vahyettik. (O da fırlatıverince) Bir de baktılar ki, o, bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor. (7 / A'RÂF - 117)

Böylece hak yerini buldu, onların bütün yapmakta oldukları geçersiz kaldı. (7 / A'RÂF - 118) 

Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler. (7 / A'RÂF - 119) 

Ve sihirbazlar secdeye kapandılar. (7 / A'RÂF - 120)

«Alemlerin Rabbine iman ettik» dediler. (7 / A'RÂF - 121)

«Musa'nın ve Harun'un Rabbine...» (7 / A'RÂF - 122)

Firavun: «Ben size izin vermeden önce O'na iman ettiniz, öyle mi? Mutlaka bu, halkı burdan sürüp çıkarmak amacıyla şehirde planladığınız bir tuzaktır. Öyleyse siz (buna karşılık ne yapacağımı) bileceksiniz.» (7 / A'RÂF - 123)

          Fravun,  İsrailoğullarını Mısır'dan çıkarmak için Musa as ile sihirbazların işbirliği yaptıklarını düşünüyor. Sihirbazlarla birlikte Asiye validemiz de iman ediyor. Bunu duyan Fravun iyice celalleniyor. Hurma kütüklerine bağlatıp üzerine bir kaya atmak süretiyle şehid ediyor fakat Asiye valide dua ediyor: «Rabbim bana kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar.» (66 / TAHRÎM - 11) Mevla, henüz daha askerler kayayı iterlerken canını alıyor kaya üzerine geldiğinde zaten şehadet şerbetini içmiş oluyor.

          Koca ne kadar zalim ve kâfir olursa olsun, kadın ona tabii olmamalıdır. Kadın Allah'ın insanlar için seçmiş olduğu İslam Dini'ne tabii olmalıdır. İslam Dinine isyan konusunda nasıl ki anne ve babaya itaat edilmez ise aynı şekilde kocaya da itaat edilmez. Ayrıca kadın tabii olduğu dinin emirlerini kendisi uygulamalıdır. Fakat günümüzde bazı kadınların hayatına İslam'i kuralları eşleri koyuyor. Tabii ki eşler birbirlerine daima iyiliği, doğruyu telkin etmeli ve İslam dairesi içerisinde nasıl yaşayabiliriz konusunda istişare de olmalıdır, kastettiğimiz bu asla değildir. Fakat  "Kocam böyle giyinmemi istiyor" veya "Kocam namaz kılmamı istiyor" denildiğinde akıllarda soru işareti oluşuyor; kocaları istemese giymeyecek , namaz kılmayacaklar mı?!.. Müslüman kadınlar kimlik sahibi olmalıdır. . . Her Müslüman hayatında; neyi, niçin, neden ve ne sebeple yaptığını bilmelidir. . .

Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi idam edeceğim.» (7 / A'RÂF - 124)

(Onlar da:) «Biz de şüphesiz Rabbimize döneceğiz» dediler. (7 / A'RÂF - 125)

Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde Rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. «Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslümanlar olarak öldür.» (7 / A'RÂF - 126)

Firavun kavminin önde gelenleri, dediler ki: «Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terketmeleri için mi (serbest) bırakacaksın?» (Firavun) Dedi ki: «Erkek çocuklarını öldüreceğiz, ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç şüphesiz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz.» (7 / A'RÂF - 127)

Musa kavmine: «Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir.» dedi. (7 / A'RÂF - 128)

Dediler ki: «Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyete uğratıldık.» 

          İsrailoğullarının ilk başkaldırısı...

(Musa:) «Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde halifeler (egemenler) kılacak, böylece nasıl davranacağınızı gözleyecek» dedi. (7 / A'RÂF - 129)

          Bundan sonrasında Allah azze ve celle Fravun ve avânesini türlü türlü şeylerle imtihan ediyor.
          Devamı gelecek İnşeAllah....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder